14 Ocak 2014 Salı

Biraz daha dinlenicem, sonra söz!

Evet, tatilden yeni döndüm.

Evet, çok ders kaçırdım.


Ama Zeyn "Çıralı'ya gidelim" deyince, yerimde duramadım.

Ocakta o kadar güzel oluyormuş ki burası! Kimseciler yok. K i m s e c i k l e r! Sahil, köy, yoga yaptığımız o ağacın altı, biri kangal 5 köpek, gökyüzündeki bütün yıldızlar ve doluna doğru yürüyen ay, ayaklarımızı uzattığımız şelalenin üzerindeki kütük, kışın ortasında yüzdüğümüz her yerimize iğneler batıran deniz, açık olan tek market, bungalovun önündeki mandalina ağacı... hepsi sadece bizim!

Öyle bir sessizlik ki. Çakılların büyüyüp küçülmesi duyuluyor neredeyse. İnanılmaz bir huzur!

Ama sadece bu huzurun içine gömülüp kaldık sanıyorsan, yanılıyorsun sevgili okuyucu. Sabah yogaları, öğleden sonra güç antrenmanları burada da devam etti.

Hem de böylesine oksijenle doldurarak ciğerleri!




Ama bu sondu. Şimdi biraz derslere kanalize olma vakti!