15 Temmuz 2014 Salı

Acısıyla Tatlısıyla Kalbimizde Taht Kuran Antrenman Saatleri

Pole derslerinde biraz ilerledikten sonra haftada bir iki gün ders almakla bu işin olmayacağı anlaşılıyor. Derste bir hareketi yapsan da, ki çoğu zaman o sırada yapılamıyor bile, o hareketi omuriliğe kaydetmek için üzerinden zilyon kez geçmek şart. Dahası, pek çalışkan abla polecularımız ve başka disiplinlerden pole'a geçen artisler sayesinde hareket dağarcığı her gün artıyor. Videoları izlerken "aiiy ne tatlı bunu da deneyeyim" diyeceğin ama müfredata sığmayan bir çok şey çıkıyor. Dolayısıyla antrenman için zaman yaratmak şart!

Ben uzun süre antrenmanlarımı evde yaptım. Utangaç ve merdümgiriz bir tip olduğum için odamın güvenli alanında çalışmak daha kolay geliyordu. Özellikle doğaçlama yaparken ya da hiç beceremediğim bir hareketten yüz kere düşerken evimde pole olmasına defalarca şükrettim.


Ama bir zaman sonra ev antrenmanları baydı. İlk nedeni açık: görüleceği üzere bit kadar yerde yaşam mücadelesi veriyorum. Floorwork imkanı sıfır. Yatay her şeyde bir perdeye, bir aynaya vuruyorum. İkincisi ise m o t i v a s y o n  p r o b l e m i!

Pole dance güzel, pole dance cici. Ama dikensiz gül bahçesi de değil. Aynı zamanda acılı, ağrılı, yorucu. Kanepeyle direk arasındaki savaşı aylarca kıl payı direk kazandı bizim evde. Ama son zamanda kanepe atağa kalktı. Daha geçen hafta, stüdyoya gitmediğim üç gün 1-2 saat bulup da direğe dokunamadım bile. Öğrenciliğimde finallere çalışırkenki halim gibi, kah yemek yaptım, kah temizlik yaptım, kah internette çok ilginç ve önemli bir şey buldum. 7 de başlarım, 9 da başlarım diye diye öteledim durdum.

Stüdyoda durum daha başka. Bir kere, oraya kadar gittiğin için mecbur direğe bir çıkıyorsun. %90 devamı geliyor.



İkincisi stüdyoda her daim eğitmen ve arkadaş bulmak mümkün. Isınmanı, soğumanı, antrenman programını kendin oluştursan da takıldığın yerde birinden yardım ya da spotting isteyebiliyorsun. Pole insanları tatlişko oldukları için hiç geri çevirmiyorlar. (Gerçi Sevinç ve Zeynep'i artık kendimden bıktırmış olabilirim!) Çoğu zaman, dışarıdan bir gözün tespit ettiği minik bir hata yüzünden olmuyor hareketler. "Ayak aşağı", "kalça yukarı" gibi bir yönlendirmeyle çat diye taşlar yerine oturuyor. Outside leg hang'i, süpermen'i, butterfly'ı yapıp zafer sarhoşluğu yaşadığım antrenman günlerini bir ömür unutamam! :)


Sadece çalışırken değil, dinlenirken de available arkadaş olması paha biçilemez bir nimet. Biz arkadaşlarımızla sözleşmiyoruz, buluşmak için plan yapmıyoruz. Zaten ya direkte çalışıyor, ya kütüğün üzerinde laflıyor oluyorlar. Birlikteyken zamanın nasıl geçtiğini anlamadığımız için antrenmanlar 3 saati buluyor. (Omuzlar, kollar beni hiç affetmeyecek!)


Bugünün programı hazır. Birazdan kanepeyle vedalaşıp yeni maceralar, zaferler ve failler için WOW'un yolunu tutacağım.