15 Ekim 2015 Perşembe

Stüdyonun Karanlık Yüzü

Biliyorsunuz, hayatım çok farklı bir süredir. Hayalimdeki işi yapıyorum. Her gün açarken kalbimin pırpır ettiği bir stüdyom var. Tanımadığım insanlar gelip burada bizlerden bir şeyler öğrenmek istiyorlar. Tanışıyoruz, arkadaş oluyoruz. Verdiklerimizden, paylaştıklarımızdan memnun oluyorlar. Gülerek ayrılıyorlar. Mesai saatlerim en yakın arkadaşlarımla geçiyor. Süper değil mi?

Yok aksini söylemeyeceğim, hakikaten süper! Ama karanlık yanları da yok değil.  Bugün de onları yazayım diyorum. Nazar boncuğu niyetine :)


1. DAHA ÇOK ÇALIŞ!
Valla ne yalan söyleyeyim, hiç bu kadar çok, yoğun ve uzun çalışmam gerekeceğini düşünmemiştim. Pole stüdyosunda gün öğlende başlıyor, akşam 11 gibi bitiyor. Haftada 6 gün! Stüdyonun günlük ihtiyaçları, temizliği, bozulanı, kırılanı, tamiri bir yandan, dersin koordinasyonu, geleni gelmeyeni, telafi organizasyonu diğer yandan, yeni ders açma, duyurma, reklam, telefonlara yanıt verme vs. derken akşama kadar harala gürele geçiyor. Biznız developmınt işleri yine katlana katlana büyüyor :)

2. KENDİ ANTRENMANLARINA EL-VEDA!
İstediğin zaman girip çıkabileceğin kocaman bir salonun olacak ve haftada bir gün -belki- kendin için pole'a çıkacaksın deseler, onları döversiniz değil mi? Kafa göz dalarsınız düşünmeden. İrlandalı boksör gibi dinlenip dinlenip döversiniz. Ama that's the story of my life!

Bir kere zaten zaman olmuyor dediğim gibi, dersler başlamadan önce gelip telefonu kapatarak çalışmak lazım onun için de bir gece önceden takatim kalmamış oluyor.

İkincisi her gün birer ikişer ders verirken sakatlanmayı, hatta sakatlık değil, aşırı sore olma durumunu bile göze alamıyorum artık. Risk alamıyorum. Anca derslerden sonra belki bir iki bir şey, bir de son zamanlarda çeteyi toplamayı başarınca cumaları belki 1 saat.



3. ANNE WOW'DAN UZAK KALMAK
Bayağı ev gibi bir ortam kurduk Kadıköy'de. Gelenimiz, gidenimiz, gediklimiz çok Allah'a şükür. Ama Sanayi'ye sadece haftada bir gidebiliyor olmak biraz buruk hissettiriyor beni. Sanki, özellikle de ASIA'da yalnız olduğum zamanlarda, bütün kızlar karşıda parti yapıyor gibi geliyor. Facebook'ta birlikte fotoğraf paylaştıklarında falan kıskançlıktan çatlıyorum. 10 kişi toplaşıp bağıra çağıra kudura kudura pole yapmayı özlüyorum.

Pazartesi derslerinde hasret gideriyoruz işte... Dersler 5 saat olsun!

Öyle işte, sevgili okuyucu, bazen daha buruk, bazen daha yorucu oluyor stüdyoda hayat. Ama sonra bir öğrenciden mesaj geliyor,şimdi olduğu gibi:), "teşekkürler pole'u hayatıma kattığınız için,her yerim ağrıyor,ama tatlı tatlı :)" diye; 32 diş sırıta sırıta bir kahve koyiiim yeaaa diye mutfağa yollanıyorum.