20 Nisan 2016 Çarşamba

Her Pole Dansçının Sahip Olması Gereken 5 Beceri

Yeni sınıflar için kayıt aldığımız dönemlerde en sık yanıtladığım soru "kollarımın güçlü olması gerekir mi?"

Hayır gerekmez! Onları sevgili eğitmenleriniz güçlendirecek zaten.

Ama gerekli olan bazı başka beceriler var. Kendinizde bu beceriler olmadığını düşünüyorsanız bile, aldırmayın. Pole hayatınız boyunca nadide çiçekler gibi birer birer tomucuklanacaklar.

1. DJ'lik



Repertuar biraz genişliyor haliyle. Indie rock listelerinin arasında bir Katty Perry çıkıveriyor bir gün. Başka bir gün elektronik müzikle denemeler yapmaya başlıyorsun. Hop 80'lerin baladları, tak barok keman derken birden çok geniş bir ufukta yelken açmakta olduğunu fark edebilirsin. Shazam ve Spotify ile yakın dostluk kurabilirsin.

Bir de bunun kesme biçme işi var ki, polecu dostlarımızı bilgisayar mühendisi kıvamına getirir. Yarışma ya da show için müziklerini mix'lemek için türlü program bilir, takır takır kullanırsın.


2. Video editing



Bir de bu işin video / fotoğraf prodüksiyon kısmı var. O kadar antrenmanlar boşa yapılacak değil ya! O türlü türlü trickler, güzelim danslar en iyi şekilde kayda alınmayı hak ediyor elbette. Ama yo, birkaç ayını doldurmuş bir polecu artık arkadaşının eline telefonu tutuşturup kadraja giren yabancılarla, yetersiz ışıkla falan çekim yaptırmaz.
O stüdyonun neresinden en iyi açının alınabileceğini bilir. Arka planı önemser. Yoga bloklarından derme çatma da olsa, en profesyonelinden de olsa bir tripod kullanır.
Antrenman sonrası (soğuduktan sonra tabiisi, aksi düşünülemez!) daha önce onlarcasını deneyip tercih ettiği bir video editing programında böle parçalaya videosunu 15 saniyeye indirir. (kalp 15 saniye). Fotoğraflarını en ala retouchçı gibi editler. On kaplanlık prodüksiyon ajansı gücündedir.

3. Beslenme uzmanı



Önceleri umurunda olmasa da dersler ilerleyip kaslar belirginleştikçe pole öğrencisi daha çok sağlıklı yaşam ve beslenme üzerine okurken bulur kendini. Facebook sayfaları ve popüler içerik siteleriyle başlayan bu alışkanlıkla Mayo Clinic, Oxford journals makalelerine doğru yol alır, bir süre sonra her şeyin besin değerlerini gram bazında sayar hale gelirsin.
Bu teorik yapılanma sürecini yeni yeni tarifler, denemeler ve buluşlar izler. Bir süre sonra stüdyoya ev yapımı protein barlarıyla, yeşil smoothie'lerle gelmeye başlarsın. Çok sevilirsin (çok acıkıyoruz!).

4. Kostüm tasarımcısı



İlk derse nasıl geldiğini hatırlıyor musun? Spor bir boxer, düz renk bir atlet. Bir gün dolabında leopar desenli bir büstiyerin askısı göründü, bir diğer gün dantelli bir şortun. Neonlar, simler girdi yeşilli, pempeli. Yalan mı?
Sonra "tam hayalindeki gibi bir şey" bulamamaya başladın H&M'de, Oysho'da, Bad Kitty'de. Ufukta gösteriler de var.
İşte bu noktada pole'cu eline makası, iğneyi, ipliği alır arkadaş. Youtube tutoriallarından baka baka yaratıcılığını konuşturur. Hangi materyal neye gider, hangi taş  daha düzel parlar, giriş düzeyinde de olsa bir bilgi sahibidir. Bilgisini genişletmeye de kararlıdır!

5. Kişisel gelişim koçu



Pole ortamları feci halde sosyal ortamlar. Başka insanların yanında çıplak kaldığın ortamlar. (Emm yani evet biraz bedensel çıplaklık da var ama asıl psikolojik olarak güçsüz yanlarını da, korkularını da, başka bir yerde asla yapamayacağın şekilde açığa vurabilmek anlamında :) ) Kendini motive etmeyi, arkadaşlarını cesaretlendirmeyi davranışsal olarak özümsediğin ortamlar. Bu beceriler stüdyoda sınırlı kalır mı sanırsın? Yakın zaman içerisinde etrafında ne çok insanı hedefleri ve tutkuları için gaza getirdiğini görmek seni şaşırtacak o zaman!