18 Ocak 2015 Pazar

WOW'dan Yvonne ve Sandra Geçti


2013 ve 2014 Hollanda şampiyonu Yvonne ve 12 yıllık polecu, pole'u elinde oyuncak yapmış uzun kadın Sandra... 2 gün, 3 workshop.

Ezdi de geçti.


İlk gün, Yvonne'un statik pole'da dönüş kombolarıyla başladı. Şimdiye kadar statik poleda dönüş denemem taş çatlasa 3'tür, ki bu 3'ün de biri chinese pole...

Biz normalde spinning (dönen) pole'da çalışıyoruz. Hareketler daha akıcı, daha estetik görünüyor böyle. Dahası, azıcık momentumla bile fıldır fıldır dönüyor. E, döndükçe de merkezkaçtan falan taşıdığın ağırlık hafifliyor.

Statik pole ise öyle değil. Ya Allah! diye büyük momentumla girmek lazım spinlere. Bizim narin kick'ler "gooool!... aaaa :(" der gibi yarıda kesiyor hızı.

Ders ilerledikçe biraz alışır gibi oluyoruz ama bu sefer yere in, amuda çık, taklaya gir gibi enteresan yeni hareketlerle iş zorlaştıkça zorlaşıyor.

Geceyi koltukaltı ve kanat ağrılarıyla geçiriyorum. Uyumuşum...



Ertesi gün, saat 4'te Sandra'nın kombolarını öğrenmek için yeniden stüdyoda toplanıyoruz. "Eveeet janerio!" diye açıyor dersi. Hay şimdi zıçtık diyerek Zeynep'in yanına koşuyorum. Jamiryo'yu pek beceremiyorum ama gidiş yolundan biraz puan alıp çalışılacaklar listesine ekliyorum.

Jamiryo

Sonrasında bir sürü kombolar silsilesiyle devam ediyoruz. Çok zor değil, yine statiği döndürme challenge'ı beni benden alıyor. 

Ders bittiğinde gerçekten çok yorgunum, bayılazauuum. Ama 2 saat sonra Yvonne'un kafa üstüne düşmeli workshop'u var. Dayanmak lazım.

Dayanıyoruz. Ağzıma iki çikolata tıkıp tekrar salona giriyorum. Kafa tasımı emanet edeceğim Zeynep derste yok, ben de Vargil sisters'dan Ezgi'ye bağlıyorum emniyet kemerimi. Vee uçuşa geçiyoruz.

Sonrası iki saat boyunca shoulder mount'tan butterfly'a, handspringden dropa, brass monkeyden apprantice, oradan butterfly'a, inside leg hang'e, umbrellaya diye diye hop çıkıyoruz, hop düşüyoruz. 

Bir ara, "benim deltoid yırtıldı galiba" diyorum. Kendimi kaldıracak gücüm yok... ama bırakmayı da gönlüm elvermiyor. 

Akşam Sevinçlere teşekkür mesajı yazıyorum bu güzel workshoplar için. "Ben sizi yeterince zorlamıyormuşum meğer, bundan sonra comfort zone'un daha çok dışına çıkaracağım" diye cevap geliyor.

"Ben zaten her acıyın tiryakisi olmuşum..." diye morluklarımı mı kremlesem, ağrıyan kollarımı mı ovsam, salı dersinden mi korksam bilemeden yatağa uzanıyorum. Uyumuşum...