pole dance istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pole dance istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Haziran 2015 Pazartesi

Dimitry Politov ile Taklaya Geldim

Aylar önce Facebook'tan mesajlaşmaya başladım Dimitry ile: Çok mu zor göstericen?.. Basitli de göstericen mi?.. Özel derse gelsem basitli gösterir misin?...

Konu pole olunca içimde tırsak bir tavukla, meraklı bir kedi dövüşüyor. Bir yandan mümkün olduğunca çok şey öğrenmek, yeni yeni çılgın hareketler yapmak, instağğrama koyup laykları kapmak istiyorum. Bir yandan da, aklım çıkıyor düşcem ölcem diye. Makul bir endişe.

İçimdeki dövüşün galibine geçmeden önce sizi Pole Art Italy'nin galibi Dimitry ile başbaşa bırakıyorum:


Biliyorsunuz, bir süredir (2 ay!) bende ne antrenman, ne bişi... Varsa yoksa: paspas çekmek, yoklama almak, kasa defteri tutmak, çöpleri atmak... Dimitry workshop'u da tam bu hengame arasına denk geldi. 

Sabah özel ders için stüdyoya gittim. Taklacıyı görür görmez, "bana basitliiğğ" diye mıymıylanmaya başladım. Ve hemen oradan oraya uçmalı çok "basit" bir kombo ile derse başladık.

Tam anlamıyla bir zavallıydım ya! Adamın yere paralel yaptığı harekette ben chair spinden halliceydim. Nasıl yapıyorsun bunu ey adam diyorum, ittire kaktıra bir momentum veriyor azcık oluyor gibi. Sonra ben Allah ne verdiyse savurayım kendimi diyorum, bu sefer poledan üç metre öteye çot diye totomun üzerine düşüyorum.

İki kere daha yap diyor, ya da yirmi kere daha... yapabilene kadar. İkiyüz kere daha yapıyorum.


Yalnız, çok iyi spot ediyor ve öğretiyor. İnsana en kafatası kırılası harekette bile denemek için bir güven veriyor. Deneye yanıla pole tarihimdeki en efsanevi morluğa ulaşıyorum.

Neyse ki, Arnica var! Bu ciğer kırmızısı kol, iki günde normale dönüyor. (Arnica, bana sponsor ol, Allahsız!)


Sonunda öğretilen hareketlerin hepsini layıkıyla yapıyorum.


Instağğrama koyacak şey olamadı, ona yanıyorum. Neyse, yeni planlarım var, elma armut gibi toplıycam laykları!

23 Şubat 2015 Pazartesi

Martin Riedel ile Master the Masters Wrokshopu

Aslında bugün güzel bir antrenman çakıp üzerine de Polina'nın exotic pole dersine girmek istiyordum. Ama yılların kedisi (15,5 yıl) Tarçın çok hastaydı: bir şey yemiyor, yine de kusuyordu. Onu veterinere götürdüm, serum taktılar. Kan testlerinde kötü bir şey çıkmadı neyse ki. Sonra pole odasını ona hasta odasına çevirdim. Saatte bir gidip şırıngayla mama tıkıyorum. İyileşecek en kısa zamanda!


Bu arada her gün yazacak yeni mevzu çıkıyor, ister istemez birikiyor. Hazır evdeyken Martin'le yaptığımız dersi yazayım dedim, gelemeyenlerin de fikri olsun :)

Geçen sene Chinese pole workshopu için Türkiye'ye gelen (bkz), sonra bizim sınıfa bir de pole dersi (bi de buraya bkz) veren Martin'i bildiniz mi?

Sirk sanatçısı ve performansçı Martin'i geçen seneki workshopların yanı sıra Sevinç'in antrenörü olarak tanıyor ve ne derece psikopat disiplinli biri olduğunu biliyoruz.

Cuma günü de Master the Masters isimli bir workshop vermek için yine WOW'daydı. Dersin konusu o yapamadığın hareketlerin öncüllerini belirlemek, parçalara bölerek adım adım çalışmak. Handspring, tabletop, brassmonkey deadlift, shouldermount üzerinden güzelleyecekti Martin tekniğini.

Ne güzel analitik bir ders olacak dedim, seminer dinlemeye gider gibi bir motivasyonla gittim. "Taytları çıkarmaya gerek yok değil mi?" dedik, yok dediler.
Meğer, elimiz dışında hiçbir yanımızla pole'a tutunamayacağımız içinmiş!

Isınmadan sonra hemen "amut" dedi (ne "amut"muş arkadaş, bileklerimi kescem!). Ben de Deniz, Selen, Melek ve Nilüfer'le çeteye katılmak üzere harekete geçmişken Sevinç kolumdan tutu, "gel bakayım sen böyle", dedi, "başkasıyla eş olursan hayatta çalışmazsın amut!". İnsanın ciğerini bilen bir hocası olması ne güzel.

Üç saate yakın süren oldukça detaylı ve bilgilendirici bir dersti. Bir kaç ana başlığa değinmek gerekirse;



Öncülünü yapmadan bir harekete geçme.
Handspring'den önce brass monkey, ondan önce handstand, ondan önce headstand. Zaten brass monkey mount yapamıyorsan, büyük ihtimalle handspring de yapamayacaksın. Sırayla gitmek lazım. Başlangıç seviyesi dönüşler için de bu böyle: knee hook front spin'in chair spin'den önce öğretilmesinin bir nedeni var.

Önce negatifini çalış.
Bir hareketi aşağıdan yukarı doğru yapamıyorsan önce yukarıdan aşağı doğru kontrollü yapmaya çalış, vücuduna alıştır.

Hareketin gerektirdiği stretching ve kas antrenmanlarını yap.
Hangi harekette hangi kas gruplarını çalıştırıyorsun? Bu kaslar o yükü çekmek için hazır mı? Kondisyon hareketlerini yaparken nelere odaklanmak lazım? Adam bi plank yaptırdı, normalde sınıf ortalaması 4,5 dakika iken 1 dakikada havlu attık.

Spotter ya da Spotter İkameleri
Çok güzel spot etme teknikleri de gösterdi Martin. Nazın geçen bir arkadaş bulacaksın, yükünü biraz hafifletecek. Ama içe kapanıklar, merdümgirizler hemen üzülmesin, table top gibi belli hareketlerde bir sandalyeyi de aynı amaçla kullanabilirsin.

Hem bedenen, hem de zihnen oldukça yorucu bir dersti. Ama çıkarken bayağı hafiflemiş hissettim kendimi. Her zorun bir kolayı, her olmazın bir oluru var gibi. Tabii, Martin'in dediği gibi bahane, acı, şu, bu dinlemeden, akılcı bir yöntemle ve bir milyon tekrarla çalışırsan!



10 Şubat 2015 Salı

Dışarısı Buz Gibi, Lapa Lapa Kar Var. Ama Direk YanıyOoOoOr!

Utanıyorum kendimden ama bugün Sevinç'i bir yokladım acaba ders iptal olur mu diye... Sabah evi yıkan rüzgarlarla uyanmıştık, bütün gün deli gibi kar yağdı. Hava buz! 

Ama baktım savaşçı ruhlu deliler topluca geliyor, mızıkçılık etmeyeyim gideyim dedim. Yine endorfin manyağı ağzım kulaklarımda ayrıldım stüdyodan.

Bir kaç haftadır taytlı ve zorlu bir exotic pole koreografisiyle ısınıyoruz. Exotic, nam-ı diğer seksili pole tarzında tırmanmalı, akrobatik diye tabir edilen hareketler pek olmuyor. Onun yerine yaratıcı yer geçişleri, el-dirsek dengeleri ve dans öne çıkıyor. 

Akrobasi yok deyince, kolay bir şey sanmayın sakın! Öyle bir tek kollu straddle up'lar, elbow balance-meat hooklar bir şeyler var ki, nefes nefese kalıyorsun. Normal şartlar altında benim antrenmanım o an bitebilir, ama stüdyodaki gaz atmosferinde insan kendini toplarlayıp ardından gelecek trickleri de çalışabiliyor.

Günün menüsünde dün Melek'le birlikte bir türlü yapamadığımız invertten diğer yana inverte fan kick'li geçiş vardı. Sevinç hareketi zekice versiyonlayıp adım adım yaklaştırdı bizi. Yine çok mükemmel olmadı ama, daha az eforla daha temiz geçebilmek için gerekli savurmayı öğrendik en azından.

(Antrenman saatin de çalıştığımız kombonun sonrasında da jade ve planche vardı. O geçişleri de yapamamıştık. Artık, önümüzdeki derslerde Sevinç'in ellerinden öper. Ne demiş atalarımız: ateşe baca lazım, kitaba hoca lazım!)

Bir de iki haftadır değişik değişik inişler çalıştığımız tumble down'u bu hafta bir handspring varyasyonuyla güzelledik. Oradan da (fake olsun bizim olsun) split'e geçtik. 

Tumble down to handspring variation

ve dahi oradan bir nevi pole split.

Bazı günler kendini daha güçlü ve dengeli hissediyorsun ya, hastasıyım o günlerin! Sanırım su alımımı artırmak ve adam gibi yemek yemek işe yaradı. Akşam misler gibi fasulye yapmış Egemen, dersten gelince ilaç gibi oldu. Sabah da 1,5 LT'yi önüme koydu, gidene kadar bitecek bu dedi. Gerçekten de bir önceki günün yorgunluğunu daha çabuk attım sanki üzerimden. Kocam izinliyken hayat ne güzel!

28 Ocak 2015 Çarşamba

Alkışlar... Nerede La Split?!



Sevinç'le 3 hafta boyunca ikişer saat ders yapacağız. Böylece hem büssürü hareket çalışıp hem de koreografi yapabileceğiz, sıçtık!

Yine derse topuklu pabuçla başladık.

Valla ne yalan söyleyeyim, ne kadar bağıra çağıra şınavlar, barfiksler de çeksek, aynanın karşısında hı! diye vücudumuzu kasıp kaslarımızı da seyretsek aslında çoğumuz için hepsi o 7 inch toplukluların üzerinde kendimizi müziğe bırakmak için! Bir gün bu bring the sexy back mevzusuna ayrıntılı değineceğim ama henüz toplum hazır değil :Pp.

Neyse, topukluların üzerinde nereden nereye döndüğümüzü bir türlü anlayamadığım bir koreografi çalışarak başladık. Bir yerinde ne zamandır yapmak istediğim bir elbow balance'tan  meat hook'a geçiş var. Gerçi elbow balance'tan meat hook'a s.çış şeklinde oldu ama çalışan kazanır.

Sonra closed jade, batwings ve tumble çalıştık.

Closed jade bildik jade split gibi ama inside leg hang'den geçiliyor. Denge sağlaması biraz zor. Sağdan oturttuktan sonra bile solu yapamadım. Bir de ilk yaptıklarımda sanki bayağı açıldı gibi görmüştüm aynadan. Sonra fotoğraf çektirmek için azcık yukarıdan yaptım. Ay ne güzel oldu yeni hareket diye sevindim. Ezgi fotoğrafı bir gönderdi, split'in yerinde yeller esiyor! Bunu da bayağı çalışmak lazım ki öncelik pole'da durabilmek değil çizgileri uzatmak olsun.

Batwings'i bir kere denedim ve bir daha asla denememeye karar verdim. Bence bazı hareketler verdiği acıyı haketmiyor. Misal violator, misal batwings. Şuraya resmini koyayım, genel kültür olsun



Jenyne tumble diye geçen, poledan aşağı takada tukada inmek diye açıklayabileceğim diğer hareket ise pole sitten kalçayı kaydırıp dizden sıkıştırma, aynı taraftan üst bedeni aşağı sallandırığ brass monkey'e geçme, oradanda hoppidi pole sit olur, cartwheel down olur inmece. Videoda 1:58 civarında.


Çok zevkli bir dersti. Ama soğumada kakalak gibi boynum tutulunca göz yaşlarımı saklamaya çalışarak evin yolunu tuttum. Acımın yarısı fizikselse, yarısı da ertesi gün antrenman yapamayacak olmamdandı.

Acısıyla tatlısıyla bir dersi daha geride bıraktık kısacası, şimdi panaheat ısı bandı zamanı :)

18 Ocak 2015 Pazar

WOW'dan Yvonne ve Sandra Geçti


2013 ve 2014 Hollanda şampiyonu Yvonne ve 12 yıllık polecu, pole'u elinde oyuncak yapmış uzun kadın Sandra... 2 gün, 3 workshop.

Ezdi de geçti.


İlk gün, Yvonne'un statik pole'da dönüş kombolarıyla başladı. Şimdiye kadar statik poleda dönüş denemem taş çatlasa 3'tür, ki bu 3'ün de biri chinese pole...

Biz normalde spinning (dönen) pole'da çalışıyoruz. Hareketler daha akıcı, daha estetik görünüyor böyle. Dahası, azıcık momentumla bile fıldır fıldır dönüyor. E, döndükçe de merkezkaçtan falan taşıdığın ağırlık hafifliyor.

Statik pole ise öyle değil. Ya Allah! diye büyük momentumla girmek lazım spinlere. Bizim narin kick'ler "gooool!... aaaa :(" der gibi yarıda kesiyor hızı.

Ders ilerledikçe biraz alışır gibi oluyoruz ama bu sefer yere in, amuda çık, taklaya gir gibi enteresan yeni hareketlerle iş zorlaştıkça zorlaşıyor.

Geceyi koltukaltı ve kanat ağrılarıyla geçiriyorum. Uyumuşum...



Ertesi gün, saat 4'te Sandra'nın kombolarını öğrenmek için yeniden stüdyoda toplanıyoruz. "Eveeet janerio!" diye açıyor dersi. Hay şimdi zıçtık diyerek Zeynep'in yanına koşuyorum. Jamiryo'yu pek beceremiyorum ama gidiş yolundan biraz puan alıp çalışılacaklar listesine ekliyorum.

Jamiryo

Sonrasında bir sürü kombolar silsilesiyle devam ediyoruz. Çok zor değil, yine statiği döndürme challenge'ı beni benden alıyor. 

Ders bittiğinde gerçekten çok yorgunum, bayılazauuum. Ama 2 saat sonra Yvonne'un kafa üstüne düşmeli workshop'u var. Dayanmak lazım.

Dayanıyoruz. Ağzıma iki çikolata tıkıp tekrar salona giriyorum. Kafa tasımı emanet edeceğim Zeynep derste yok, ben de Vargil sisters'dan Ezgi'ye bağlıyorum emniyet kemerimi. Vee uçuşa geçiyoruz.

Sonrası iki saat boyunca shoulder mount'tan butterfly'a, handspringden dropa, brass monkeyden apprantice, oradan butterfly'a, inside leg hang'e, umbrellaya diye diye hop çıkıyoruz, hop düşüyoruz. 

Bir ara, "benim deltoid yırtıldı galiba" diyorum. Kendimi kaldıracak gücüm yok... ama bırakmayı da gönlüm elvermiyor. 

Akşam Sevinçlere teşekkür mesajı yazıyorum bu güzel workshoplar için. "Ben sizi yeterince zorlamıyormuşum meğer, bundan sonra comfort zone'un daha çok dışına çıkaracağım" diye cevap geliyor.

"Ben zaten her acıyın tiryakisi olmuşum..." diye morluklarımı mı kremlesem, ağrıyan kollarımı mı ovsam, salı dersinden mi korksam bilemeden yatağa uzanıyorum. Uyumuşum...