26 Şubat 2015 Perşembe

Phoenix Kazree ile Yaratıma Niyet Etmek

Normalde sırt esnekliği gerektiren hareketlere karşı özel bir tutkum yok. Kedi ulaşamayacağı ciğere pis dermiş ya, benim de en sevdiğim hareketler arasında efsanevi güç hareketleri, splitli, over splitli esneklik hareketleri falan olsa da geri bükülmeceli şeyleri özenle ilgi alanıma sokmuyorum.

Titanic dışında! İlk gördüğüm anda hayran kalmıştım: ne narin çizgiler, nasıl da güçlü bir ifade. Başka hareketlere geçişte, akıcılığı sağlamada nasıl da fonksiyonel.

Böyle bir hareketin ardında Phoenix Kazree gibi bir yaratıcı gücün olması tesadüf değil tabii.

Değilmiş yani...

Dün WOW'da verdiği Pole Intensions and Creations atölyesinde anladım.



Yvone, Sandra ve Martin'den sonra şimdi de daha bu haftasonu Pole Art Italy yarışmasında şampiyon olan (izlemek isteyen buraya tık tık) Amerikalı Phoenix Kazree konuk oldu bizim stüdyoya. Dünya çapında polecuların dersine metrobüsle gidiyorum resmen, bu ne lüks!

Dersin içeriğine değinmeden önce şunu söylemek istiyorum ki, kendimi en iyi hissettiğim pole derslerimden biriydi bu. Kadının inanılmaz sıcak enerjisi, tertemiz geliştirilmiş yöntemleri, playlist'i, ve motive edici ses tonu sayesinde ders bittiğinde hem çok şey öğrenmiş, hem de üzerinde çalışacak çok şey biriktirmiş hissettim kendimi. Diğer katılımcıların yüzlerindeki 32 dişlik pişmiş kelle sırıtışı da aynı hissiyatı paylaştığımızı gösteriyordu. Derim ki, bir yerlerde yakalama imkanınız varsa mutlaka katılın bir dersine.


Gelelim derse...

Phoenix, doğaçlamayı ve yaratım sürecini belirli unsurlar çerçevesinde sınırlayıp yönetiyor. Böylece dansı renklendirecek yeni beden şekillerinin, hareket ettiğin seviyelerin (yer, pole vs), hız ve tavır farklarının araştırılmasını sağlıyor.

Bireysel çalışmalarda ve koreografi yaparken de aklın bir köşesinde yanıp sönmesi faydalı olacak bu unsurlar söyle:

- Pozlar: 3 resim karesi gibi poz belirletiyor Phoenix ve gelişine sayılarla bu pozların birinden diğerine geçiş yapmamızı istiyor.

- Tricker: Çok rahat ettiğin iki trick seçiyorsun ve doğaçlama boyunca sadece bu ikisini kullanıyorsun. Trickler arasında, pozlarla trickler açısında ya da polun üzerinde bambaşka bir şey yaparken geçişleri araştırıyorsun.

- Hücum: Çok nazik ve kibar hareket ederken birden hipopotam gibi pole'a hücum etmeni istiyor. Hücum edip ters mi döneceksin, tırmanacak mısın, geri mi sekeceksin, sana kalmış.

- Şeklinde dans et: Bir şekil (bizde üçgendi) belirleyip ayakların ve tek elin sadece üçgenin köşelerine değeceği şekilde belirli bir sayıda hareket etmemizi söylüyor.

- İtme ve çekme: Komut verdiği zaman pole'a itme ve çekme uyguluyoruz. İtip uzaklaşacak mıyız, çekip pole'a mı çarpacağız yoksa pole'u geçip dışa doğru mu savrulacağız...

- Üst ve alt ekstremitelerin farklı hareket imkanlarını kullanarak tırmanma: Tırmanmayı nasıl renklendirip koreografinin bir parçası haline getirebiliriz? Pole'da yukarı doğru hareket ederken de yarattığımız hareket evreninden kopmamayı ve bir şey anlatmayı sürdürmeyi nasıl sağlayabiliriz?

Kısaca yer hareketlerini, pozları ve pole tricklerini aynı ifade ve niyetle birbirine eritmenin, izleyici ile bağ kurup sürdürmenin bazı yöntemlerini öğrendik bu derste. Acaba, diğer katılımcıların içinde de kıpır kıpır koreografi yapma arzusu var mıdır şu an?

Bence vardır :)