6 Mart 2017 Pazartesi

POLE DÜNYASINDA OLUMLU BEDEN YAKLAŞIMINI SÜRDÜRMEK

Önce gıybetine gireyim.

Geçende, pole endüstrisinde marketing danışmanlığı yaptığını söyleyen, sağ alt köşesine adını yazdığı özlü sözleri paylaşıp duran bir İngiliz amca Facebook'ta buyurdu:

"Daha çok müşteri bulmak için jenerik mesajlardan uzak durun; 'o siyah elbiseye 6 haftada gir', 'yaza iki beden incel' gibi sloganlar kullanın" deyu.

Len! diye ağzım gözüm titreyerek kendisine laflar hazırladım. Her ne kadar hanımefendi kimliğimi korumuş olsam da, abi yorumlarımı silip beni de engelledi.

Sonrasında, dünyanın envayi çeşit yerinden pole eğitmenleri ve stüdyo yöneticileriyle adama verdik, veriştirdik derin analizler yaptık, fikir alışverişinde bulunduk.

Tabii o zaman WOW ASIA'nın yeni yerinin tadilatlarında canım çıkmakta olduğundan oturup da yazamadım. Ama bu konu önemli. Pole'umuzu güzel ve özel yapan tabiatını korumak ve bozulmadan büyümek için Türkiye'de de bunları konuşmak lazım, diye düşünüyorum.

Çok temel bir soruyla başlayayım o vakit:



NEDEN POLE SINIFLARINDA BU KADAR MUTLUYUZ?

Her ne kadar erkekleri de yavaş yavaş teşvik etsek de, pole asıl olarak bir kadın sporu. Öğrencilerimizin azımsanmayacak bir kısmı da "spor yapmak istiyorum ama sıkılıyorum, motive olamıyorum, hemen bırakıyorum" ya da "ben pek maymum iştahlıyım, uzun süre bir şeye devam edemiyorum" diye gelip; senelerce düzenli derslerine devam eden kadınlar. Ben de onlardan biriyim.

Bir şekilde, burada mutlu oluyoruz ve alışkanlıklarımız değişiyor.

Çünkü, yeni şeyler başarıyoruz. Kendimizdeki değişimleri görüyoruz. Arkadaşlıklar kuruyoruz. Destekleniyoruz, destekliyoruz. Allah ortamımızı bozmasın :)

Ama işte bir yandan da büyüyor ve çeşitleniyoruz. Bu sırada, Allah ortamımızı bozmasın diye yapmamız gereken şeyler de var. Bunlar arasında en önde gelen, öğrencilerimizi tanımak, motivasyonlarını anlamak ve amaçları doğrultusunda onları yönlendirirken pozitif beden yaklaşımından uzaklaşmamak.


Motivasyon: fitness
Evet, spor olsun diye gelen, belki biraz sıkılaşmak, kilo vermek ya da almak isteyen öğrencilerimizden bahsediyorum. Pole gerçekten de insanı güçlendiriyor, kas definisyonunu ve genel fitlik seviyesini artırıyor. Ama sınıfların odağı hiçbir zaman bu değil. Bunu eğlenirken, beceri edinirken bir yan avantaj olaraj sağlıyor pole. Herkesin kas yapısı ve metabolizması birbirinden farklı. Dolayısıyla kimsenin üzerinde "baklavalarım çıkmalı", "basenlerim erimeli" gibi bir baskı oluşmamalı. Pole sınıflarında bunu özellikle gözetiyor, odağı dans etmek ve yeni hareketler öğrenmekte tutuyoruz.

Motivasyon: teknik beceri
Bir o kadar da, belki daha fazla, güçlenmeyi ve esnemeyi sadece pole üzerinde şiir yazmak için isteyen öğrencilerimiz var. Pole için pole'cular bunlar. Bu adamın karşısına "siyah elbise" muhabbetiyle gelmemek lazım. Her şey iyi güzelken, birden alakasız bir kriterle kendimizi neden değerlendirmek durumunda kalalım ki. Ben döne döne arşa yükselmek istiyorum siyah elbisemle güzellik mi çirkinlik mi oynamak değil.


OLMAZSA OLMAZ: ÖZ-SEVGİ VE KENDİNE GÜVEN
Bu konuda hepimiz bazen hatalı davranıyoruz. Boydan boya ayna karşısında kısacık şortlarla dans eden bir oda dolusu kadın düşünün. İster istemez biri "ya benim bacaklarım çok kalın" diyor. Öteki hemen atlıyor "olur mu canım seninki de kalınsa ben balinayım". Beriki hemen alıyor sazı eline "ama senin en azından selülitlerin yok".
Yapmayın dostlar, yapmayın kardeşler. Kötü niyet yok, arkadaşın iyi hissetsin diye yapıyorsun, evet. Ama fiziksel görünüşünle ilgili kendini kötülemek, önünde sonunda bize her yerde dayatılan belli fiziksel "norm"ları stüdyo içerisinde de meşrulaştırmaya neden oluyor.
Halbuki, burası bütün bu etiketlerden, şekillerden azade olmalı.
Burada kendimizle barışıp, bedenimizi sevmeyi öğrenmeliyiz. O beden ki, bizi 3 metre yukarı tırmandıran, baş aşağı sallandıran, türlü cambazlıklara ve aşırılıklara izin veren biricik enstürmanımız. Öğrenci, eğitmen ya da stüdyo sahibi olarak hepimiz destekleyici kültürümüzü korumakla sorumluyuz.

ESTETİK DEĞİL FONKSİYONELLİK
İşte amcanın dediğinin aksine mesajlarımız asla şöyle olmamalı:
Yaz geliyor, pole fitness ile fazla kilolarından kurtul.
Exotic pole dersleriyle, şekilli bacaklar!
✘ Pole dance ile 6 ayda six packs. Para iadesi garantili :))

Sonuçta bu bir "business" ve fitness/kozmetik/moda endüstrisinin ezelden beridir yaptığı gibi korku, endişe ve kolay çözüm sözü pazarlamalarıyla sınıfları doldurmak elbette kolay olacaktır. Ama bu mesajların altındaki varsayım six packs'inin, brazilian butt'ının olmamasının ya da bir Victoria's Secret kızı gibi görünmemenin bir "hata" olduğu ve düzeltilmesi gerektiği yönünde.
İnsanız ayol! Fabrikadan çıkmadık. Birilerinin "norm"una uymuyoruz diye utanacak, endişe edecek değiliz.

Biz başka bir söz veriyoruz potansiyel öğrencilerimize:
Daha güçlü ve sağlıklı olmak
✓ Daha mutlu olmak
✓ Yeni arkadaşlıklar kurmak
✓ Deli manyak hareketler yapmak :)



HERKESİN KİLO VERMEK İSTEDİĞİNİ FARZ ETMEYİN
Herkesin sağlıklı ve mutlu kilosu farklı. Ya da ideal kilosunda değilse de bu dönem konsantrasyonunu ve gücünü buna ayırmak istemiyor olabilir. Derslerde "haydi bakalım şu popoları bir eritelim" dememek lazım. Bu pozitif bir yaklaşım değil, zira yine popoda bir sorun var, haydi bu sorunu çözelim demiş oluyorsun. Popoda sorun yok, kafada sorun var.
Aynı kafa, daha hiç tanımadığın potansiyel öğrencilerine yazdığın ders duyurularında da geçerli. Tanımadığın insanların neden daha x, y, z görünmek isteyeceğini varsayıyorsun ki? Ben söyleyeyim, çünkü hakim söylemler paso bunu yapıyor ve senin de kafandaki kadını biçimlendiriyor. Kadın dediğin zayıflamak ister. Nutellaya abanır. Pişman olur. Onun pişmanlığını sömür. Yok ya!
Madem ki içinde özgür ve mutlu olduğumuz kendi dünyamızı kuruyoruz, hakim söylemleri de kapının önünde bırakacağız. Kendi beden algımızı kendimiz oluşturacağız.


“Başkalarının bedenleri hakkında varsayımlarda bulunmaktan vazgeçmeliyiz”

"Bedeninle ilgili iyi hissetmek için bir dergiden fırlaşmış gibi görünmene gerek yok!"

"Bedenlerimizin sürekli iyileştirilmesi gerektiğine inanılan bir toplumda yaşıyoruz. Yeter artık!"

Çizimler Joanna Thangiah'a ait.



Yvonne Smink yazmış, "deadlift yapmak istiyorsan zayıflamalısın diyen hoca gördüm" diye, eklemiş "iyi teknikle çalışmaya ve güçlenmeye ne oldu?"
"8 kilo aldım ama hala iki taraftan da cup grip iron x yapıyorum, bu da herkese kapak olsun" demiş.

Kapak olsun dememiş aslında da, olmuş bence.


Kendinizi ve bedeninizi sevin.
Yakında benzer bir kafada splite'e shouldermount'a dayalı kast sistemi yazısı yazacağım, ilgilenirseniz takipte kalın, diyorum.
Bunu saymıyorum, yine bekliyorum.