26 Temmuz 2017 Çarşamba

Twisted grip handspring'i çok da şaapmamak lazım

Önce terimlerle ilgili laga luga yapacağım.

Başlıkta handspring dedim, yaygın olarak da öyle kullanılıyor ama hareketin nihai pozisyonunu kastetmek için AYESHA ismini kullanıyorum. Yani bir elle itip bir elle çekmek suretiyle başağı bacaklarını pole'dan ayırdığın ve ağırlığını taşıdığın poz.

Üst el dirsek tutuşu olursa elbow grip ayesha, baş parmak pole'a sarılır da yukarı doğru durursa true grip ayesha, başparmak aşağıda olup da pole'a sarılmazsa cup grip ayesha, bilek internal rotaton yapıp baş parmak yukarıda ve dışa dönük olacak şekilde tutarsa twisted grip ayesha oluyor.




Handspring bir cimnastik terimi (ters takla) ve harekete giriş yöntemini belirtiyor. Ayesha'ya handspringle, cartwheel'le, ya da pole üzerinde çeşitli hareketlerden geçerek girilebilinir. Benim omurga füzyonum nedeniyle ters takla kısıtım olduğundan ya parandeyle giriyorum ya da pole üzerinde başka hareketlerden geçiyorum.


Terimleri keyfimce toparladıktan sonra asıl konuya gelelim.


Bir süredir omuzlarımı rayına sokmak için pilates ile REHAB yapıyorum. Sağ ile sol arasındaki ROM ve güç farkı inanılmaz. Güçsüz olan sağ! Şimdi sizlere domaninant kolumu nasıl domino taşı gibi yıktığımı anlatacağım.

2014'ün sonunda twisted grip ayesha yapmaya başladım. Ne mutluluktu, ne gönençlikti ey Tanrım! Kabul, daha doğru teknikle shouldermount lift'in yoktu. Caterpillar climb beni bayağı yoruyor, art arda 2-3'ten fazlası çıkmıyordu. Ama ayesha'lar o zaman her şeydi.

O kadar çok sevdim ki, hep yaptım. Inside leg hang'den girdim. Lay back'ten girdim. Caterpillardan, double knee hand'den, supermanden, meathook'tan. Hep tek taraftan yaptım, kontrolsüzce yaptım, yapma dendikçe yaptım. Her şeyi twisted grip ayesha'da bitirmek kendimi çok acayip polecu hissettiriyordu. Hiç de acımıyordu, canıma değsin!

3 sene sonra omzumu elime aldım. Tendonlarım sessiz ve derinden sertleşmişti.




"Omuzlar kulaklardan uzakta, kürek kemiklerinin arasını aç ve aşağı doğru süpür, göğüs geniş" komutlarının bir anlamı var. Kasları doğru aktive etmek!

Taa 2 sene sonra, 2016'da cup grip ayesha yapmaya başlayana kadar TG'de neyin yanlış gittiğini anlamadım.

Üzerine yük bindirmeden pozisyona girdiğinde bile, özellikle dikkat etmezsen, omuz içe dönüyor (internal rotation), kürek kemiği dışa doğru çıkıyor, omuz kulağa yaklaşıyor. Bu abuk pozisyonda bir de üzerine ağırlık binince, aktive olmamış kasların ceremesini tendonlar çekiyor.

"E ama çok cicişko geçişler var, napak ölek mi?" diyorsanız, nacizane tavsiyem; bence TG'e öyle pek Deniz Ardalı değilseniz handspringle ya da cartwheel'le girmemeye, bir transition için girdiğinizde de "bir de oradan çek, bir de buradan çek" diye uzun uzun durmamaya özen gösterin. Ayrıca;

1. Önce true grip ve cup grip ayesha'da kontrol sahibi olun. Ters durup kollarla ağırlığı taşıma halinde bedeni nasıl hizalamak gerektiğini içselleştirin. Genelde kombo içinde, başaşağı ve spin modundayken yapabileceğiniz son şey pilates nefesiyle alignment düşünmek olacaktır. Önce onu çalışmalıyız ki, kas hafızası oluşsun.

2. Omuz, bilek ROM'umuzu artırın. Stüdyolarımızda "CARs" diye bağırırsanız mutlaka biri gelip heryerinizi sıkarak eklemlerinizi çok yavaş ve geniş açılı döndürmenizi sağlayacaktır. Henüz almadıysanız Sevinç'ten bu konuda ders alabilir, "controlled articular rotations" diye google'da aratabilirsiniz. Ayrıca bu geniş hareket açısında kaslarınızın da güçlenmesi gerekecek. Bir bilene danışıp hafif ağırlık ya da direnç bandı kullanarak çalışmanız uygun olabilir. Rotator cuff egzersizlerini asla ihmal etmeyin.

3. TG'in aslında ileri seviye bir tutuş olduğunu, bu tutuşta doğru angajmanın oldukça konsantrasyon gerektirdiğini, herkese kolay gelmesinin nedeninin, yanlış yapıldığında çekme değil, asılma ve bağ dokusuna yük bindirme şeklinde zuhur etmesi olduğunu unutmayın.


Sözün özü, daha az kas gücü ile de yapılabildiğinden, TG handspring diğerlerinden daha kolay başarılıp fotoğraf çektirilebiliniyor ama dışı Dalaman, içi Karaman.

Güvenli çalışın, omuzlarla barışın.

Maniye maraz derler.
Güzele kiraz derler.
Kime derdimi açsam.
Bu dert sana az derler.


Yazıyı bir türlü bitiremiyorum. Güzel bir final cümlesi bulamıyorum. Bunu saymıyorum, yine bekliyorum.